www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws


   
 
  Adanayla ilgili bilgiler
  Sivil mimarinin eşsiz örnekleri: Adana Evleri  
Bugün daha çok Tepebağ ve Kayalıbağ mahallerinde ayakta kalabilmiş olan geleneksel Adana evleri, Adana'nın tarihi kent kimliğinin en önemli parçalarından birini oluşturmaktadır.  
  Sivil mimarinin eşsiz örnekleri: Adana Evleri  
  Adana nüfus yapısında çoğunluğu oluşturan Türkmen ve Yörüklerin 19. yüzyıl ortalarına kadar konar-göçer olarak yaşamaları ve Seyhan nehri kenarındaki yapıların taşkınlarla sürekli yıkılması ve yeniden yapılması nedeniyle Adana kent mimarisi bu dönemlere kadar fazla gelişememiştir.

Genellikle tek katlı ve kerpiçten evlerin olduğu şehir, Seyhan nehrinin ıslahı, bölgedeki pamuk üretiminin gelişmesi ve beraberindeki sanayileşme sayesinde hızla gelişme sürecine girmiş, Adana’da ekonomik yapının gelişmesine paralel olarak mimari de etkilenmiştir.

Kerpiç evlerin yerlerini daha dayanıklı ve görkemli kagir ve karkas sistemli 2-3 katlı evler almıştır. “Geleneksel Adana Evleri” veya “Tepebağ Evleri" olarak adlandırılan bir yapı tarzı oluşmaya başlamıştır.
 
 

Sivil mimarinin eşsiz örnekleri: Adana Evleri

 
  Adana geleneksel konutları, yığma ve ahşap karkas sistemde inşa edilmiştir. Çevre illerdeki yoğun taş kullanımına karşın, Adana'daki sivil mimarlık örneklerinin tuğla olarak inşa edildiği görülmektedir. Adana'da, geleneksel konut mimarisinin genelde sıcak ve nemli güney ikliminin etkisi altında gelişmiş olduğu gözlemlenmektedir. Geleneksel konutlarda kalın duvarlı az pencereli, taşlık ve iç avlunun yer aldığı zemin kat uygulamaları ile sıra pencereli, çıkmalarla zenginleştirilmiş üst katlar, düz toprak damlar ve saçaklar, iklimsel koşullara yanıt veren mimari öğeler olarak ortaya çıkmaktadır.

Kentin tarihi merkezinde geleneksel konutlar, dar ve kıvrımlı sokaklar üzerinde, oldukça küçük parsellere, bitişik nizamda inşa edilmiştir. Bu konutların yan yana gelmesi ile oluşan kentsel dokuda sokak genişliklerinin sürekli farklılaştığı ve çıkmaz sokakların önemli bir yer tuttuğu görülmektedir.
 
 

 
  19. yüzyıl sonu ve 20 yüzyıl başlarında Seyhan Nehri kıyısında inşa edilmiş konaklar ile Ulucami Mahallesi'ndeki anıtsal sivil mimarlık örnekleri geleneksel konut mimarisinin özenli ve seçkin örneklerini oluşturmaktadır. Bu yapılar, çatılarındaki esinti ve manzaraya açık cihannümaları ile 4 kata varan yükseklikleriyle Tepebağ ve Sarıyakup Mahallesi'ndeki 1-2 katlı mütevazi konutlardan mimari biçimlenişleri, sokak-yapı ve avlu-parsel ilişkileri, parsel büyüklüğü ve kullanımı, çatı biçimlenişleri ile belirgin biçimde farklılaşırlar. Yüksekliğin artmasının yanı sıra bu yapılarda zemin katlarda da dışa açılmaların yapıldığı, parsellerin büyüdüğü ve avlu kullanımının kaldırılarak parsellerin tümüne yapıların oturtulduğu görülmektedir.  
 

 
  Kayalıbağ'da, Seyhan Nehri kıyısında yer alan sıra konaklar, Adana geleneksel konut mimarisinin en nitelikli örneklerini oluşturmaktadır. Bu konaklar aynı zamanda kentte tescili yapılan ilk sivil mimarlık örnekleri arasında yer almaktadır. Bu konaklardan, "Hacı Yunuszade Mehmed Efendi Konağı" ve güney uçta yer alan ve orta holü çatıdaki sekizgen aydınlık feneri ile ışık alan "Bosnalı Salih Efendi Konağı" ayrı bir önem taşımaktadır.

Sıra konakların hemen kuzeybatısında yer alan, ve yine görkemli bir örnek olan Suphi Paşa Konağı da 1976'dan bu yana Atatürk Müzesi olarak kullanılmaktadır. Yapı 1998 Adana Depremi sonrasında kapsamlı bir onarım geçirmiştir.

Kentteki farklı din ve kültürlerin etkileşimi de konut mimarisinde çeşitlilik ortaya çıkarmıştır. Farklılaşmalar özellikle azınlık gruplara ait konutlar ile Müslüman yerli halkın konutları arasındadır. Kuruköprü, Hanedan, İstiklal ve Döşeme Mahallesi gibi daha batıdaki alanlar ile Türkocağı Mahallesi'nde geleneksel nitelikler gösteren konutların yanı sıra, azınlık kültürüne bağlı olarak biçimlenmiş örneklere de rastlanmaktadır. Bu kapsamda, Adana geleneksel konutları için hazırlanan cephe ve plan topolojilerinde de bu farklılıkları izlemek mümkündür.
 
 

 
  YAPILARIN ÇEVREYLE İLİŞKİSİ

Konutlar genelde serin esen rüzgarları alabilecek biçimde konumlandırılmıştır. Yapılar parsellerin sokak cephesine yerleştirilirken, arka bölümde de bir avlunun oluşturulduğu görülmektedir. Her yönden bir duvar veya yapı ile çevrili olan ve yeşil öğelerin pek fazla bulunmadığı bu gölgeli, küçük iç avlulara yaşama mekanlarının yönlendirilmesi ile her konutta kendine özgü açık, yarı açık ve kapalı hacimler ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra ise avlulu örneklerin yerini parselin tümüne yapının oturtulduğu örnekler aldığından giriş doğrudan binanın içine verilmiştir.
 
 

Sivil mimarinin eşsiz örnekleri: Adana Evleri

 
  MEKAN KURGUSU

Tek katlı örneklerine az rastlanan Adana geleneksel konutları genelde iki katlı olarak ele alınmıştır. Bunun yanı sıra giriş katı, ara kat ve üst kat düzeninde oluşturulmuş iki buçuk ve üç katlı örneklere de sıkça rastlanmaktadır. Giriş katı, ara kat ve üst kat düzenine sahip olan bu konutlarda giriş genelde taşlıktan verilmiştir. Ancak konutun avlusunun sokak cephesinde yer aldığı ve girişin buradan verildiği örneklerle de karşılaşılmaktadır. Giriş katlarında öncelikle iki kat yüksekliğinde tutulmuş olan taşlığa ve buradan da avluya ve üst kata çıkan merdivene ulaşılır. Bu katta ayrıca depo, kiler ve benzeri servis mekanları da yer alır. Üst kata çıkan merdivenle ulaşılan ve zemin kattaki servis mekanlarının üzerinde inşa edilen ara katlar ise, basık tavanlı, kalın duvarlar üzerindeki küçük pencereli mekanları ile kışlık kat niteliği taşır. Burada, içinde ocağı bulunan mutfağın yer alması da tipik bir uygulamadır. Ara katı bulunmayan konutlarda ise mutfak, sofanın veya avlunun bir köşesinde oluşturulmuştur.

Geleneksel konutlarda, ana yaşama katını oluşturan üst kattaki mekan kurgusunda, Anadolu'daki pek çok yerleşmede olduğu gibi "dış sofalı" ve "iç sofalı" plan şemaları çeşitli biçimlerde kullanılmıştır.

Sofanın niteliği ve konumunun değişimi ile farklı plan şemaları ortaya çıkmıştır. Dış sofalı plan tipinde odalar genelde güney yönünde oluşturulan sofanın iki ya da üç yönünü açıkta bırakacak şekilde, sofaya ve sokağa cepheli olarak konumlandırılmıştır.

İnce, uzun bir biçimde oluşturulan ve iki yandan odalarla çevrili iç sofalar ise ihtiyaca göre yan sofa, merdiven sofası veya eyvanlarla zenginleştirilmiştir, iç sofalı konutların ön cephelerinin ise genelde güneye yönlendirilmeye çalışıldığı gözlenmektedir.












Alkış Adana'nın Yetiştirdigi Ünlüler...


Adana'nın yetiştirdiği Ünlüler.Adana Türkiyeye sayısız insan kazandırmıs ve hala kazandırmaya devam etmektedir


ADANA’NIN ÜNLÜ İNSANLARI

Yard.Doç. Dr. Bedri AYDOĞAN

Çukurova Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü



Söz Başı
Bu çalışmanın başladığı ilk günden itibaren çalışmada yer alacak kişiler düşünüldü. Çalışma ilerleyip adlar belirlenmeye başlamasına karşılık kimlerin dahil olup kimlerin çıkacağı bir türlü kesinlik kazanmadı. Her gün silinenler ve eklenenler oldu. Bunun nedeni ünlü sözcüğünün sınırını belirlemenin kolay olmayışıydı. Bir liste ortaya çıkacaktı, ama hangi ölçü ve ölçütler bunu sağlayacaktı? Bu ölçütlerde nesnellik nasıl elde edilecekti? Ünlü, ama neye, kime, hangi ölçüte göre? Her gün bu soruların karşılığı arandı.

Ünlü kavramı gibi bir yere mensup olmanın sınırları da kesin olarak belli değil. Adanalı deyince burada doğanlar mı Adanalı kapsamına girecek? Doğum yeri başka bir yer olmakla birlikte Adana için çalışanlar ile Adana’da yaşamayı seçmiş, oranın havasını koklayıp benimsemiş kişiler Adanalı sayılmayacak mı? Herhangi bir nedenle Adana’da doğup bir daha bu yeri görmeyenler için ne denilecek? Bu soruların karşılığı kesin olarak belli değil. Bu sorulara verilecek karşılıklar sunulacak listeyi belirler.

Bütün bunlar düşünülerek bazı ölçüler oluşturulmaya çalışıldı. Daha önce çeşitli amaçlarla buna benzer olarak yapılan çalışmalar incelendi. Ansiklopediler, çeşitli sözlükler, antolojiler, kişiler hakkında bilgi içeren her türlü kitap ve yazıdan ele geçirilebilenler tarandı. Onlarda yer alan bazı adlar bu çalışmaya girdi. Buna ek olarak çeşitli konularda uzman olan, yaşı ileri, deneyimli Adanalılarla konuşuldu. Eldeki bilgiler ve adlar onların verdikleri sözlü bilgilerle karşılaştırıldı.

Çalışmaya kısmen bir sınırlama getirmek amacıyla Adana’da doğmuş olanlara yer verildi. Adana’da doğmamakla birlikte Adana’da yaşayan, buradan elde ettiği birikimlerle üreten, yaşadığı bu kenti memleketi gibi benimseyen ünlülere bu çalışmada yer verilmedi. Osmaniye yeni il olduğundan çalışmanın sınırları içine alındı. Çünkü orada doğup büyüyenler birkaç yıl öncesine kadar kendilerini Adanalı olarak görüyorlardı.

Adı verilen kişiler hakkında kısaca bir bilgi sunmanın uygun olacağı düşünüldü. Bu bilgileri verirken herkese eşit davranılamadı. Çünkü herkes hakkında aynı bilgilere ya da yeterli bilgilere sahip değildik. Bu nedenle var olan bilgilerle yetinildi. Ayrıca geniş bilgi sahibi olunan kişiler hakkındaki bilgiler de yer darlığı nedeniyle olabildiğince sınırlandı. Kişilerin doğum tarihleri ile belirlenebilmişse ölüm tarihleri ve nerede öldükleri verildi.

Birden çok alanda çalışanlara bu alanlardan hangisinde daha öne çıkmışlarsa o bölümde yer verildi. Örneğin sinemacı, aynı zamanda öykücü ve romancı olan Yılmaz Güney’den sinema sanatçıları bölümünde söz edildi. Yazarlar kısmında yeniden yer verilmedi.

Siyaset adamları kısmında belediye başkanlarının çoğu alınmaya çalışıldı. Çünkü bunlar Adanalıların en çok tanıdığı ve içli dışlı olduğu, seçilmiş kimselerdi. Bunların bir kısmı zaten başka özellikleriyle de dikkati çeken kişilerdi. Milletvekillerinden ise belli özellikleriyle sivrilenler ve bakanlık yapmış olanlar çalışmaya alındı.

Sporcuların yer aldığı kısımda da tüm sporculara yer verilmedi. Milli olmuş derece sahibi sporcular çalışmaya dahil edildi. Antrenör, hakem ve başka spor adamlarından öne çıkanlar, milli olanlar ile uluslararası alanda tanınanların adları anıldı.

Bu çalışmanın sınırlı bölümü bilim adamları kısmı oldu. Bunun iki ana nedeni var. Biri çalıştığım üniversitedeki öğretim üyeleri hakkında yeterli bilgi olmamasıydı. Hazırlanan Kim Kimdir adlı bir kitap ayırıcı bilgileri içermemekteydi. ÇÜ dışında sayısı 80’i bulan üniversite ile üniversite dışı kurumlarda ve yurt dışında çalışan pek çok bilim adamı vardı. Bunlar hakkında da yeterli bilgiye ulaşılamadı.

Bu çalışmada sadece adı tüm yurt sathında yayılanlar ile yurt dışında tanınanlara değil, aynı zamanda Adana’da yıllardır kendi alanlarında emek vermiş ve halen vermeye devam edenlerin öne çıkanlarına da yer verildi. Böylelikle geçmişten bugüne ulaşılmış oldu.

Adana’nın ünlü insanları bilim adamları; şair, yazar, âşıklar; sinema-tiyatro oyuncuları, yönetmen ve yapımcılar; müzik adamları; resim,heykel, fotoğraf sanatçıları ve karikatüristler; gazeteciler, televizyon sunucuları; kurtuluş savaşında yararlık gösterenler; siyaset adamı, sendikacılar; sporcular ve spor adamları başlıkları altında toplandı. Elbette başlıklar bu kadarla sınırlandırılamaz. Adana’nın Ünlü İnsanları başlığı altında başka alt başlıklar oluşturulabilir. Zaman darlığı nedeniyle başlıkların arttırılması olanağı bulunamadı.

Sayfa sayısının uzamaması için bu çalışmaya bir kaynakça bölümü eklenmedi. Çünkü taranan kaynakların listesi epeyce uzun bir yer tutacaktı. Yalnız spor bölümü için Adana’da Sporun Dünü Bugünü adlı kitaptan çok yararlandığımızı belirtmek isteriz.

Sonuç olarak iyi niyetli, elden geldiğince nesnel olmaya çaba gösterilerek bu çalışma hazırlandı. Yapılanın zor bir iş olduğu görüşündeyiz. Mükemmel bir çalışma ortaya çıkarıldığını iddia etmek iddialı olur. Anılması gerektiği halde anamadığımız, unuttuğumuz birbirinden değerli ve tanınmış Adanalılardan şimdiden özür dileriz. Bu çalışmanın daha önce yapılmış benzeri çalışmalara bir genişlik kattığı düşünülmektedir. En azından bunu amaçladık. Çalışmamız, bu yolda atılan adımlardan bir başkası. Bu adımda bana yardım edenlere teşekkür ederim. İlerde de bu tür çalışmalar yapılacaktır. Daha geniş, bütüncül ve eksiksiz olacak çalışmalara bir katkı sağlayabilirsek kendimizi mutlu sayacağız.

BİLİMADAMLARI
Abdullah Sisi ( ? ) : Din bilgini. Tefsir Tarihi adlı yapıtıyla tanınır.

Abdurrahim Efendi (1590-1656) : Din adamı. Deli İbrahim ve IV.Mehmet döneminde şeyhülislamlık yaptı. Din alanında yazıları vardır.

Abdurrahman (1707-1758) : Çalışmaları hayvanların yaşamıyla ilgilidir. Hayatül-Hayvan, hayvanlarla ilgili ansiklopedik özellikte bir yapıtıdır.

Abdülhamit Serbest (1953- ) : Elektrik elektronik mühendisi. Profesör.

Abdülkadir Tuan (1940- ) : İşletme profesörü.

Ahmet Ramazanoğlu (1525-1979) : Din bilgini. Mekke ve Medine’de kadılık yaptı. Kuran Tefsiri, Hidayet Şerhi önemli yapıtlarıdır.

Ali Sevim: (1928 - ) : Tarihçi. AÜ DTCF mezunudur. Aynı fakültede profesör olarak görev yapmaktadır. Şair yanı da olan Ali Sevim’in şiir kitapları vardır.

Ayzin Küden(1954- ) : Profesör.Uzmanlık alanı bahçe bitkileridir.

Cezmi Eraslan(1961- ) : Tarih doçenti. Atatürk Araştırma Merkezi bilim kurulu üyesi.

Erdoğan Pekel (1933- ) : Profesör. Alanı zooteknidir.

F.Özden Ekmekçi (1939- ) : Profesör. Alanı İngilizce’dir.

Halis Arıoğlu(1953- ) : Profesör.Uzmanlık alanı tarla bitkileridir.

Hamza Eroğlu (1922 - ) : Tarih profesörü.

Hilmi Demiray: Matematikçi.

İbrahim Agah Çubukçu (1928 - ) : Öğretim üyesi, şair. 1953’te bitirdiği A.Ü.İlahiyat Fakültesine asistan olarak girdi. 1969’da profesör oldu.Bilim alanı dışında da makaleleri olan Çubukçu’nun dört de şiir kitabı vardır.

İ.Çetin Derdiyok : Eski Türk edebiyatı doçenti.

Mahmut Sami Ramazanoğlu : Din bilgini. Yayımlanmış pek çok kitabı vardır.

Mehmetçik Beyazıt (1937- ) : Mühendis. Hidroloji ve su kuvvetleri üzerindeki araştırmalarıyla tanınan profesör. TÜBİTAK bilim ödülü sahibi. Yurt dışında pek çok üniversitede konuk öğretim üyeliği yaptı.

Muammer Tekeoğlu (1953- ) : İktisat profesörü.

Mustafa Akbulut (1934- ) : Kütüphanecilik eğitimi gördü. Aynı alanda profesör oldu. Uluslar arası Kütüphanecilik Şeref Üyeliği ödülü sahibi. Atatürk Araştırma Merkezi bilim kurulu üyesi.

Mustafa İnan (1911 - 1967 Freiburg) : Mühendis. İsviçre’de doktora yaptı. İTÜ İnşaat Fakültesi dekanlığı ve İTÜ rektörlüğü yaptı.

Mustafa Soysal (1937- ) : Tarım ekonomisi alanında profesör.

Necmi Yaşar (1950- ) : Fransızca profesörü.

Osman Fikri Sertkaya (1946 - ) : Türkolog. Eski Türk dili alanında profesör. İÜ Türkiyat Enstitüsü başkanı ve TDK üyesidir.

Remzi Oğuz Arık (1894 -1954 Adana) : Yazar. İstanbul Muallim Mektebi’ni bitirip öğretmen oldu. İ.Ü. Felsefe Bölümü’nü de bitirdi.Sorbon’da sanat tarihi alanında uzmanlık eğitimi aldı. Türkiye’de çeşitli kazılara katıldı. 1939’da profesörlüğe atandı. 1950’de siyasete atılıp, milletvekili seçildi. Türkiye Köylü Partisini kurdu. Meçhul bir uçak kazasında yaşamını yitirdi. Düşün, arkeoloji ve sanat tarihi alanlarında pek çok yapıt verdi. Yapıtlarından bazıları: Adana Ticaret Rehberi, Truva Kılavuzu.

Saime Paydaş : Tıp profesörü.

Semra Paydaş: İç hastalıkları alanında uzman. Profesör.

Semih Tangolar (1959- ) : Bahçe bitkileri dalında profesör.

Sevgi Paydaş (1960- ) : Bahçe bitkileri alanında uzman. Profesör.

Sevgi Kafalı (1941 - ) : Bilim adamı. Tarihçi.

Sinan Eti(1956- ) : Profesör. Alanı bahçe bitkileri.

Yaşar Gürgen (1940- ) : İktisat öğrenimi gördü. Tarım ekonomisi alanında profesördür.

Yılmaz Kurt : Tarih doçenti.

Yusuf Kırtok (1943- ) : Bahçe bitkileri alanında profesör.

Sevinç Sokullu (1926 - ) : Eczacılık Fakültesini mezunu. Bu fakülteyi bitirdikten 18 yıl sonra DTCF Tiyatro Bölümünde okudu. Bu alanda doktora yaptı. Çalışmaları tiyatro alanında oldu.

Şükrü Halûk Akalın(1956 - ) : Türkoloji profesörü. Türk Dil Kurumu üyesi.

Veyis Tansı (1957- ) : Tarla bitkileri alanında profesör.

Yusuf Halaçoğlu: Profesör olan Halaçoğlu Türk Tarih Kurumu başkanıdır.



ŞAİR, YAZAR VE ÂŞIKLAR

Abdülvahap Kocaman (1934 - ): Âşık. 1950’den sonra destan satarak geçimini sağladı. İlerlemiş yaşına rağmen halen şairliği sürdürmektedir. Adana âşıklık geleneğinde birçok âşığın ustasıdır.

Abdünnafi İffet Efendi (1824 - 1891 Hicaz) : Şair, yönetici. İçlerinde Elazığ Valiliği de olmak üzere çeşitli devlet görevleri yaptı. Yapıtları: Divançe-i Şiir, Mahzen-i Esrar-ı Şuara, Kamilül-Asar, Mizanül-Buhran, Tuhfetü’l-Fikir

Admî ( 1820-1894 ) : Şair, gazeteci. Ziya Paşa’nın yardımcılığını da yapan Admi Vilayet gazetesinin müdürlüğü yaptı. Şükufename adında bir şiir kitabı var. Seyhan gazetesinin yazarı ve yöneticisi.

Ahmet Ada (1947 - ) : Şair, yazar. Ceyhan Lisesinde sürdürdüğü öğrenimini yarıda bırakarak çeşitli işlerde çalıştı. Şairliğiyle ünlendi. Şiirleri ödüller kazandı.Pek çok şiir kitabı var. Gün Doğsun Gül Üstüne(1980), Begonyalı Pencere(1998) ilk ve son şiir kitaplarıdır.

Ahmet Hamdi Efendi (XIX.yy.): Divan şairi. Ulemadandır. İyi bir şairdir.

Ahmet Köklügiller (1936 - ) : Yazar. Türkçe öğretmeni. Edebiyata şiirle girdi. Deneme, inceleme türünde ürünler de verdi. Çocuk kitapları yazıp yardımcı ders kitapları ve sözlükler hazırladı.

Ahmet Naim Efendi ( ? - 1831) : Divan şairi. Adana’da öğrenim gördü. Kâtiplik yaptı. Bir anlaşmazlık sonucu yanında çalıştığı kişi tarafından idam ettirildi.

Ali ( ? - 1640 ) : Şair, tarihçi. Şair Nefi’nin öğrencisi. Arapça, Farsça, Türkçe yapıtlar vermiştir.

Ali İlmî ( Ali Bilgili), (1878-1964) : Şair, yazar. Adana’da resmi gazete yazarlığı ve matbaa müdürlüğü yaptı. Devlet memuru olarak başka görevlerde de bulundu. Adana’da yayımlanan Anadolu, Teceddüt gazetelerinin başyazarlığını yaptı. Rehber ve Ferda gazetelerini çıkardı. Kozan’dan milletvekili oldu. Kurtuluş Savaşı’na karşı tutumu nedeniyle 150’lik oldu.

Ali Kanuni (1870-1902) : Şair. II. Abdülhamit döneminde düşünceleri nedeniyle boğdurulan bir şairdir.

Ali Püsküllüoğlu (1935 - ) : Yazar, şair. Liseden sonra sanat ve edebiyat ağırlıklı işlerde çalıştı. Değişik gazete ve dergilerde düzeltmenlik, yazı işleri müdürlüğü gibi görevlerde bulundu. TDK yayın ve tanıtma kolunda çalıştı. Kadirli’de Karacaoğlan dergisini çıkardı. Yusufçuk, onun çıkardığı bir başka dergidir. Şiire ek olarak sözlükler hazırladı, çocuk kitapları yazdı.

Ali Remzi Efendi: ( ? - 1838 İstanbul) : Divan şairi. Bir süre memleketinde öğrenim gördükten sonra İstanbul’a geldi. Müderris oldu. Müfettişlik ve kadılık yaptı.

Arif Bilen (1913-1950) : Yazar. Robert Koleji bitirdikten sonra ABD’de Perdue Üniversitesi’nde okudu. Yücel dergisi kurucusu ve yazarlarındandır.

Arzu Bacı (1964 - ) : Âşık. Kadın âşıklar sorulduğunda adı geçen az sayıda kişiden biridir. Mahlası “Bacı”dır.

Atıf Özbilen (1929 - ) : Şair, eleştirmen. Yeni Adana gazetesinde yazdı. Güney Hareketleri adını taşıyan bir dergi çıkardı. Güney sanat dergisini 14 sayı çıkardı. İstanbul’da Güney’i yeniden çıkardı.

Ayşe Çağlayan (1939 - ) : Âşık. Âşık Muzaffer Çağlayan’la evlidir. Yedi yaşından beri şiir söylemesine karşılık, âşıklığa kocasına âşık olduktan sonra başlamıştır.

Celal Sahir Muter : Şair, gazeteci. Talat Muter’in oğlu. 1922’de çıkan Hayat’ın yazarlarındandır.

Ceyhun Can (1940 -1979 ): Şair. İÜ Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk şiirleri Adana’da Şölen ve kendi yayınladığı 18 dergilerinde çıktı. Türkiye İşçi Partisi kurucularından olan Ceyhun Can, Adana'da yazıhanesinde saldırıya uğrayıp teröre kurban gitmiştir.

Çetin Yiğenoğlu (1948 - ) : Gazeteci, yazar. Cumhuriyet gazetesi bölge temsilciliğini yürütmektedir. Çukurova Gazeteciler Cemiyeti başkanlığı yapmıştır. Gazetelerde yazdığı röportaj ve araştırmacı gazeteciliğe yönelik yazıları yanında edebi yazıları da vardır. Öyküleri kitap olarak yayımlanmıştır. Kendisi edebiyatçı yanını ön planda görmektedir.

Dadaloğlu( XIX.yy.): Âşık. Doğum yeri ve tarihi, hakkındaki diğer bilgiler kesin değildir.Toroslarda göçebe yaşayan Avşarlardan Dadaloğlu Âşık Musa adlı şairin oğludur. Asıl adı Veli’dir. İyi saz çalıp, şiir söylemekte ve hikâye anlatmaktadır. Bazı bilgilere göre Avşar beyleri yanında kâtiplik ve imamlık yapmıştır. Kozanoğullarının ayaklanması üzerine Fırka-i İslahiye adlı orduyla Derviş Paşa görevlendirilmiş ve ayaklanmayı bastırmıştır. Avşarların bir kısmı Sivas’a yerleştirilmiş, bazı Avşar beyleri İstanbul’da oturmaya mecbur edilmişlerdir. Dadaloğlu şiirlerinde bu mücadeleyi işlemiş, kahramanlık ve yiğitlik şiirleri söylemiştir.

Deli Boran (XIX.yy.) : Âşık. Bir rivayete göre Çorumlu, bir rivayete göre Adanalıdır. İskân nedeniyle Çorum’a gitmiştir. Üç peşli entari giymesi ve garip davranışlarda bulunması nedeniyle deli olarak nitelenmiştir. Boran ve Deli Boran mahlaslarını kullandı.

Demirtaş Ceyhun (1934 - ) : Romancı, öykücü ve denemeci. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi mezunu. Serbest mimarlık yaptı. Bir ara kitapçılık yaparak yayın dünyasında yerini aldı. Yazarlığı uğraş edindi. Öykü ve romanlarıyla ödüller kazandı. Son zamanlarda araştırmaya yönelik ürünler vermektedir. Çamasan’la Sait Faik(1972), Apartman’la Türk Dil Kurumu Öykü Ödülünü kazandı(1974). Asya romanıyla TRT Roman Başarı Ödülünün sahibi oldu (1974). Haçlı Emperyalizm ilk deneme kitabıdır. Türk Edebiyatında Anadolu, araştırma alanında verdiği ürünlerden biridir.

Elbeylioğlu (XIX.yy.) : Âşık. Bir rivayete göre Barak Türkmen beylerindendir. Düziçi’nin Elbeyli köyündendir. Adı çevresinde oluşmuş Elbeylioğlu hikâyeleri ile tanınmaktadır.

Fatma Behice Batur (1911- ) : Âşık. Osmanlıca bilmektedir. Türkçe’yi kendi çabasıyla öğrendi. Beş yaşında yitirdiği annesi de âşıktır

Ferrahi (1934-1969 Adana): Âşık. Asıl adı Mehmet Ali Metin’dir. Ferrahi mahlasıyla ünlü halk şairidir. Çiftçilikle uğraştı. Yavuzlar mahallesinde bir saz evi açıp öğrenciler yetiştirdi. 30 yaşında ses telleri felç olduğundan sesini yitirdi. Bundan sonra sadece saz çaldı. Türkülerini ise aşık olarak yetiştirdiği kızı Emine söyledi.

Feymani (1942 - ): Âşık. Asıl adı Osman Taşkaya’dır. Âşıklığa merakı yüzünden ilkokuldan sonra okumadı. Askerliğe kadar köyünde çiftçilik ve çobanlık yaptı. İstanbul’da bir oyuncak fabrikasında çalıştı. Başka işler de yaptıktan sonra 1968 yılında âşıklığa, 1971 de ise köyüne döndü.

Gündeşlioğlu ( XVIII-XIX. yy.) : Âşık. Elbeylioğlu’nun kayınbabası olduğu, Düziçi’nin Bayındırlık köyünden olduğu, bu köyde hâlâ aynı ad ve soyadını taşıyan kişilerin yaşadığı söylenmektedir. Zengin bir bey iken yoksul düşüp çobanlık yaptığı da onun hakkında verilen bilgiler arasında yer alır.

Hacı Nuri (1855 -1909) : Şair. Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere üç dilde şiirler yazdı.

Hakkı Bey (1853 -1915 İstanbul): Şair. Tam adı Mehmet Hakkı Bey’dir. Yeğen Ağazade Hakkı olarak da bilinir. Ali Münif Yeğenağa’nın babasıdır.Adana mektubi kaleminde çalışmış, Adana merkez mutasarrıflığında tahrirat müdürlüğüne gelmiştir. İmparatorluğun çeşitli yerlerinde görev yapmıştır. Emekli olduktan sonra geçim sıkıntısı çekmiş, kendini içkiye vermiştir. 1331’de ölmüş Eyüp’te defnedilmiştir.

Hakkı Dönmez (1881 - ? ) : Âşık. Medrese öğrenimi gören âşık Arapça ve Farsça bilir.

Hasan Talat Muter (1863-1942) : Şair. Sınırlı bir medrese öğrenimi gördü. Önce Fuzuli, Nedim sonra Kemal, Hamit, Ekrem yolunda yürüdü. Bu yüzden şiirleri eski ve yeni tarzın özelliklerini birlikte taşır. Şiirlerinin bir kısmı Görüşler dergisinin kendisine ayırdığı sayısında yayımlandı.

Hasibe Hatun ( ? - 1945 Adana) : Âşık. Ağıt türünde söylediği şiirlerle tanınmıştır.

Hayret (1848-1913 İstanbul) :Tam adı Mehmet Bahaiddün Hayret Efendi’dir. İstanbul’da medreseye devam etti. Darülmuallimin’den de diploma alarak öğretmen oldu. İstanbul’da giderek yükselerek değişik kurumlarda öğretmenlik yaptı. Bir makalesi nedeniyle beş yıl Rodos’ta sürgün olarak yaşadı. Şiirleri ölümünden sonra Eşar-ı Hayret adıyla bir araya getirilmiştir.

Hazım Demirci (1925-1996): İlkokulu bitirdi. Deli dolu olmasından dolayı Deli Hazım olarak tanınmıştır. Mahlas olarak Deli Hazım’ı da kullandı. Pek çok aşığı etkiledi.

Hoca Mehmet Hayrettin (1848-1912) : Şair . Hiciv yönü ağır basan şiirleriyle tanındı. Yüksek rütbeli görevliler rahatsız oldukları için onu sansür kurulunda görevlendirerek kontrol altına almak istediler. Bu kez de padişaha muhalif olanların yapıtlarına basılma izni verdi. Bu nedenle görevden alındı.

Hüseyin Kalaba (1921 -1979) : Eğitimci, yazar, şair. Adana Öğretmen Okulunu bitirip öğretmenliğe başladı. Çocuklara yönelik ürünler verdi. Masallar yazdı. Şiir ve başka türlerde de yapıtları vardır.

Hüseyin Ali Çelebi (XVIII. yy.) : Zeamet sahibi bir müderristir. Urfi-i Sani olarak anılan ve Nefi tarzında kasideler yazan şairin pek çok da gazeli vardır.

İbrahim Selami (1860-1946) : Âşık. Fransız işgalinde Adana’dan ayrılan âşığın yaşamı yoksulluk içinde geçmiştir.

İsmail Emre (1899 - ? ) : Hak âşığı. Kaynakçılık yapan şair Çukurova yöresinde Yeni Yunus Emre adıyla tanınmaktadır. Mutasavvvıf bir şairdir. Şiirlerine doğuş demektedir.

Kahraman Olgaç : Yazar. Satrançla ilgili kitaplar yazdı.

Kamuran Şipal (1926 - ) : Öykücü, çevirmen. Pertevniyal Lisesini ve İ.Ü Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.Almanya’da iki yıl ihtisas gördükten sonra fakültesinde okutmanlık yaptı ve emekli oldu. Şiirle edebiyat dünyasına girip öyküyle devam etti. Bir öyküsüyle TDK Hikâye Yarışmasını kazandı. Elbiseciler Çarşısı kitabıyla da Sait Faik Hikâye Armağanını kazandı(1964).Köpek İstasyonu adlı yapıtıyla 1988 Türkiye Yazarlar Birliği Hikâye Ödülünü aldı.

Kasım Ener (1902 - 1995) : Araştırmacı, yazar. Almanya’daki Hohenheim Tarım Yüksek Okulu mezunudur. Adana İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisinde görev yaptı. 1939-1946 arasında belediye başkanlığı yaptı. VIII. Dönemde milletvekili seçildi. Adana’yı konu alan pek çok yayını vardır. Tarih Boyunca Adana Ovasına Bir Bakış, Çukurova Kurtuluş Savaşı’nde Adana Cephesi, Ramazanoğulları ve Türkmen Beyliği, Adana Tarihine ve Tarımına Dair Araştırmalar yapıtlarının birkaçıdır.

Karacaoğlan (XVII. yy.) : Hakkındaki bilgilerin çoğu rivayet özelliğindedir. Buna göre badeli bir şairdir. İyi saz çaldığı ve birçok yöreyi dolaştığı onunla ilgili bilgilerimiz arasında bulunmaktadır. Karacaoğlan onun mahlasıdır. Şiirleri geniş bir coğrafyada yayılıp tanınmıştır. Hatta bir Karacaoğlan geleneği oluşmuştur. Karacaoğlan’ı taklit eden pek çok âşık vardır. Bunun sonucunda birden çok da Karacaoğlan ortaya çıkmıştır. Bugüne ulaşan şiirlerinin sayısı beş yüzün üzerindedir

Kul Mustafa (1930 - ): Dadaloğlu soyundandır. Dadaloğlu’nun torunu olduğundan Posoflu Müdami ona Toruni mahlasını vermişse de o bunu benimsememiştir. Pek çok kez aşıklar bayramına katılıp dereceler aldı. Adana aşıklarının ustaları arasında yer alır.

Mehmet Çetinkaya (1963- ) : Şair, yayıncı. Söylem dergisinin sahibi. Yıllar sonra Adana’da bir dergiyi düzenli olarak 63 sayı çıkarma başarısını gösterdi.

Mehmet H. Doğan (1931- ) : Eleştirmen. İlk ve orta öğrenimini Adana’da yaptıktan sonra Harp Okulu’na gitti ve 1953’te bitirdi. Bir süre görev yaptı. Sağlık nedeniyle İngilizce’ye yöneldi. Amerika’da İngilizce öğrenimi yaptı. Dönüşünde bu alanda çalıştı. Öykü ve şiirle edebiyat dünyasına giren Mehmet H. Doğan eleştiri ve denemeleriyle ün kazandı. Çeviri alanında da ürünler verdi. Biri Turgay Gönenç’le olmak üzere iki antoloji kitabı çıkardı. 1973’te çıkardığı Tekrarın Tekrarı adlı yapıtıyla TDK Eleştiri Ödülünü kazandı.

Mehmet Husrev Efendi (XIX.yy.) : Şair. İstanbul’da Halet Efendi’nin yanında Divan kâtibi oldu. Başka vezirlerin yanında da kâtiplik yaptı. Memleketi olan Adana’da vefat etti.

Menemenlizade Mehmet Tahir(1863-1903 İstanbul) : Şair, yazar. İstanbul’a götürülerek okutuldu. Mekteb-i Mülkiye’yi bitirdi. Kalemlerde çeşitli derecelerde görev yaptı, müdürlüklerde bulundu. Öğretmenlik de yaptı. Bir süre Adana maarif müdürlüğü görevini sürdürdü. Gayret dergisini çıkardı. Şiirleri ve makaleleri vardır.

Mustafa Arif Arık (1925-1963) : Şair. Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Kaymakamlık yaptı.

Mustafa Emre(1955- ) : Şair,yazar. Altın Koza Şiir Yarışmasında iki kez birincilik

ödülü kazandı. Geçmişten Geleceğe Çukurova’da Şiir adlı bir antoloji hazırladı. İki şiir kitabı yayımlandı. Tömer’in şiir yarışması ile Sabri Altınel şiir yarışmasında da ödüller aldı.

Mustafa Onar (1931- ) : Araştırmacı, yazar. Öğretmenlikten emekli oldu. Yakın tarihimizle ilgili araştırmalar yaptı. Üçü Adana’yla olmak üzere yayımlanmış dört kitabı vardır.

Muzaffer İzgü: (1933- ) : Romancı, öykücü, çocuk kitapları yazarı. Diyarbakır İlköğretmen Okulunu bitirdikten sonra değişik yerlerde öğretmenlik yaptı. Aydın’da görev yaparken emekli oldu ve yazarlığa yöneldi. Özellikle gülmece öyküleriyle tanındı. Roman alanında ürün vermekle birlikte öyküde yoğunlaştı. Öykü kitaplarının sayısı kırkın üzerindedir. Çocuklara yönelik de pek çok yapıt verdi. Radyo için yazdığı skeçler beğenildi. Donumdaki Para (1977) adlı öykü kitabıyla 1978 yılında Türk Dil Kurumu Öykü Ödülünü aldı. Halo Dayı Ve İki Öküz (1973)adlı romanı televizyon dizisi oldu. Kaynanalar-Kaynatalar( 1972) ve Her Devrin İti(1975) sahnelenen oyunlarından sadece iki örnektir.

Nihat Ziyalan (1936 - ): Şair, aktör. İlk şiirleri Adana’da Bugün gazetesinde çıktı. Kimi şiirleri 2. Yeni çizgisindedir. Bir ara Adana Şehir Tiyatrosu ve Ankara Sanat Tiyatrosu’nda aktörlük yapan Nihat Ziyalan Avustralya’ya göç etmiş, halen orada yaşamakta ve şiirlerini Türkiye’de çeşitli dergilere göndermektedir. Asık Yüzlünün Biri (1963), Avustralya’dan Şiirler (1986).

Nurer Uğurlu (1940 - ): Şair, yazar. Mersin Lisesinde sonra İ.Ü Hukuk Fakültesini bitirdi. Orta öğretime yönelik tarih ve edebiyat kitapları yazdı. Şiir yanında eleştiri, anı-roman ve inceleme yazıları yazdı. İlk şiiri Adana’da çıkan Salkım dergisinde yayımlandı. Masal(1964), Rüzgardan Rüzgara(1993) şiir kitaplarından ikisidir.

Oktay Akıncı ( 1949 - ) :1965 yılında şiire başladı. Aralarında Yarın, Gösteri’nin de bulunduğu çeşitli dergilerde şiirlerini yayımladı. 1983’te bir yıl süreyle Yaşam İçin Şiir dergisini çıkardı.

Orhan Kemal (1914-1970 Sofya) : Roman ve öykü yazarı. Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü’dür.Yüksek okul mezunu bir babanın oğlu olmasına karşılık öğrenimini sürdürmedi ve orta okuldan ayrıldı. Hayatını kazanmak için her türlü işte çalıştı. Askerliğinin bitmesine 40 gün kala tutuklandı. Edebiyata şiirle başladı. Şiirlerini Kayseri cezaevinden dergilere gönderdi. Bursa cezaevinde Nazım Hikmet’le tanışmasından sonra onun önerisiyle öyküye geçti. 1945 yılında Varlık dergisi okuyucularınca en beğenilen öykücü seçildi. Öyküde kendisini biledikten sonra romana geçti. Öykü yazmayı d
 
 

 
Bugün 13 ziyaretçi (31 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol